Evde Balık Beslemek ve Balık Bakımı

Evde Balık Beslemek ve Balık Bakımı

Genel İtibariyle Balık Beslemenin Avantajları

Evlerimizde genellikle tek kaldığımızda, boş zamanlarımızda veya hediye amaçlı hayvanlar alır ve besleriz. Bu hayvanlardan en popülerlerinden biri de balıklarıdır. Akvaryum balıkları bakım ve maliyeti nispeten diğer tür hayvanlardan daha avantajlıdır. Bunun nedeni yem ve bakım maliyetleridir. Bunun dışında akvaryum ekipmanları arasında her ne kadar pahalı olan ekipmanlar olsa da ucuz ve cep yakmayan ekipmanları da bulmak mümkün. Balıkların diğer hayvan türlerinde göre avantajlı olmalarının bir diğer yönü de sürekli olarak ilgi ve alaka istememeleridir. Örneğin; bir kuş veya köpek veya kedi beslediğimizde onun psikolojisini ve aynı zamanda sağlıklı yaşaması için yapacağımız bakımlar balıklara nazaran çok daha zordur.

Balık Beslemenin Dezavantajları

Buraya kadar hep balıkların avantajları ve bakımlarının kolaylığından bahsettik. Ancak işin dezavantaj kısmına indiğimizde diğer hayvanlar kadar olmasa da dezavantajları da vardır. Örneğin bir akvaryumda sık sık su değişimi yapmak gerekebilir. Bu su değişimlerinin sıklığı balık sayısına ve balık miktarına göre değişmektedir. Eğer su değişimlerini aksatır ve su da nitrat patlamasına neden olan balık pisliklerini ve yem artıklarını akvaryumdan uzaklaştırmaz iseniz balık ölümleri kaçınılmazdır. Bu durum da çoğu balık besleyen kişi akvaryum hobisinden uzaklaşmaktadır. Peki su değişimlerinin sıklıkları nelerdir?

Akvaryumda su değişimlerinin Sıklığı

Su değişimlerinin önemi balıklar için büyüktür. Bunun nedeni akvaryum suyunda meydana gelen gözle görülmeyen nitrat maddesinin balıkları zehirlemesidir. Balıklar zehirlendikleri takdirde genellikle su içerisinde durgun ve halsiz tavırlar sergilerler. Bunun önüne geçebilmek için su değişimleri yapılmalıdır. Su değişimi bilinenin aksine suyun tamamının değişmesi değildir. Akvaryum suyunun yüzde otuzunun veya yirmi beşinin değişmesi yeterlidir. Daha fazla su değişimi yapmak balıkların dengesini bozacağı için önerilmemektedir. Sıklık olarak akvaryumun hacmi dikkate alınmalıdır. 30 ila 50 litre bir akvaryumda su değişimi hafta da veya on günde bir olacak şekilde yapılmalıdır. 60 ila 100 litre akvaryumda su değişimi iki üç haftada bir yapılması gerekmektedir. Elbette su değişimi yapılırken akvaryumdan alınan suyun yerini dolduracak suyun sıcaklığı ve klor miktarı dikkate alınmalıdır. Su değişimi yapılmadan önce su akvaryumun sıcaklığına getirilmelidir. Bunu elinizle suyu kontrol ederek yapabilirsiniz.

Akvaryumda Beslenebilecek Balık Türleri

Akvaryumları kurmadan önce elbette bu araştırmayı daha önceden yapmanız sizin yararınıza olacaktır. Balıklar da insanlar gibi belirli karakterleri yansıtır. Bu karakterler agresif, saldırgan olmakla beraber uysal veya sakin de olabilmektedir. Peki siz hangi balığı almalısınız?

Japon Balığı:

Japon balığı şüphesiz akvaryum ortamında beslenen en popüler balık türüdür. Bunun nedeni olarak birçok etken sayılabilir. En bilinen özellikleri uysal olmaları, bakımlarının kolay ve zahmetsiz olması, su değişimlerinden kolay kolay etkilenmemeleri ve dayanıklı bir tür olması sayılabilecek en önemli özelliklerindendir. Elbette bu balığın da kendine has belirgin özellikleri de vardır. Bu özelliklerden bazıları çok renkli ve tüle benzer yüzgeç yapılarının olması, Hareketli olmaları, hastalıklara karşı dirençli olmaları Japon balıklarının en belirgin kişisel özelliklerindendir.

Lepistes Balığı:

Lepistes balığı kolay üreyebilen, oldukça renkli ve çok hareketli bir balıktır. Başlangıç için en önde gelen balıklardan biridir. Ancak: Japon balıkları lepistes balıklarından daha çok tercih edilmektedir. Lepistes balıkları üremeleri açısından avantajlı görülse de yavru bakımları genel itibariyle zor ve sancılı bir süreçtir. Yeni doğmuş yavrulara canlı artemia ve haşlanmış yumurta sarısı verilmesi onların kolayca büyümelerine yardımcı olacaktır. Yavrularını genellikle yerler hatta kendi yavrularında bile acımazlar. Uygun gizlenme alanları sağlanmalıdır.

Kılıçkuyruk Balığı:

Kılıçkuyruk balığı genellikle turuncu renkte ve agresif yapılı bir balık olarak karşımıza çıkıyor. Bu balıklara kılıçkuyruk denmesinin nedeni alt yüzgeçlerinin kılıç şeklinde uzamasıdır. Bu yüzgeç sadece erkeklere özgü bir yüzgeçtir. Dişi kılıçkuyruklarda alt yüzgeç belirgin bir şekilde yelpaze şeklinde ve düzdür. Tam bir yavru avcılarıdırlar. Kendi yavrularını bile yerler. Hatta doğum sırasında anne hem doğurup hem de dönüp doğurduğu yavruyu yeme eğilimindedir. Bu yüzden annenin veya ana akvaryumda bulunan balıkların olduğu yerlere uygun gizlenme ve yavruların kaçabilecekleri alanlar oluşturulmalıdır.

Moli ve Velifera Balığı:

Moli ve velifera balığı ise diğer canlı doğuran balıklara göre daha uysal yapıdadırlar. Ayrıca üretim anlamında yavru yeme miktarlarının düşük olması nedeniyle uygun koşullarda kayıpsız bir üretim sunmaktadır.

Moli ve velifera balığı çiftleşir mi?

Moli ve velifera balığı aynı aile bağından gelmektedirler. Birbirleri arasında benzerlikler mevcuttur. Bu nedenle moli ve velifera balığı çiftleşebilmektedirler.

Ciklet Türleri:

En bilinenlerden olan sarı prenses, mavi prenses, beyaz prenses ve zebra gibi türleri vardır. Genellikle agresiftirler. Kendi eşlerine karşı zaman zaman sert ve agresif tavırlar sergileyebilirler. Bakımları nispeten kolaydır. Üretimleri aynı zamanda kolay olabilmektedir. Örneğin eşlen ve ağzına yumurta alan bir ciklet balığının ağzından yavruları uygun zaman dilimlerinde alırsanız diğer balıkların yavrulara zarar verme olasılığı da kaybolmuş olur. Zebra cikletler ise diğer ciklet türlerine göre daha üretken ve dayanıklı bir yapıdadır. Bu nedenle en çok tercih edilen balıklar arasındadır. Akvaryum balıkları hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için Akvaryum kategorisine göz atın!

SON 9 YAZI

EN ÇOK OKUNAN YAZILAR

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments